Çekmeköy Çöp olmasın: Çevreciler gölet için bır araya geldi..
Çekmeköy Ömerli'de, Hayvan Barınağı'nın yanındaki doğal göletin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Ümraniye Belediyesi için döküm alanı olarak tescil edilmesi kamuoyunda tepkiye neden oldu. Bölgeye Hekimbaşı Çöplüğü'nden hafriyat taşınmaya başlanırken, çevreciler ve vatandaşlar göletin korunması için bir basın açıklaması düzenledi
Meryem Canverdi öncülüğünde gerçekleştirilen açıklamaya siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, meclis üyeleri ve çevre gönüllüleri katıldı.
Açıklamada, hafriyat ve moloz dökümünün bölgedeki doğal yaşamı tehdit ettiği, göletin ve çevresindeki ekosistemin geri dönüşü olmayan zararlarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Katılımcılar, döküm faaliyetleri nedeniyle çevreye yayılan koku, toz ve yoğun kamyon trafiğinin hem doğal yaşamı hem de bitişikte bulunan hayvan barınağını olumsuz etkilediğini ifade etti.
Yaklaşık 5 milyon metreküplük hafriyatın bölgeye dökülmesinin planlandığını öne süren çevreciler, göletin tamamen doldurulabileceği ve ardından çevredeki ağaçlık alanların da risk altına girebileceği uyarısında bulundu.
Basın açıklamasında, döküm işlemlerinin derhal durdurulması, alanın bilim insanları tarafından incelenerek koruma altına alınması ve çevreye zarar verdiği iddia edilen uygulamalar hakkında gerekli idari ve hukuki süreçlerin başlatılması çağrısı yapıldı.
Katılımcılar, "Gölet yaşamdır, yaşam satılık değildir" ve "Doğayı değil, rantı durdurun" sloganlarıyla mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Basın açıklanasının tamamı şü şekilde:
BASINA VE KAMUOYUNA
Bugün burada yalnızca bir göleti değil, doğayı, yaşamı ve gelecek kuşakların hakkını savunmak için toplandık….
Bizler, Çekmeköy halkı olarak Çekmeköy ilçesi, Ömerli Mahallesi, Ayvalı Çatal Dağı Devlet Ormanının insafsızca bir hafriyat döküm sahasına dönüştürülmesine tanıklık etmenin derin üzüntüsü ve öfkesi içindeyiz. Ormanlık alanlarımıza sorumsuzca bırakılan tonlarca inşaat ve yıkıntı atığı, sadece görsel bir kirlilik yaratmakla kalmayıp ağaçlarımıza, su kaynaklarımıza ve yaban hayatına telafisi imkansız zararlar vermektedir.
Bu çevre katliamı, Anayasa’nın ormanların korunmasını güvence altına alan maddelerine ve çevre kanunlarına açıkça aykırıdır. Ciğerlerimiz olan ormanların, düşük maliyet hesabı yapan birkaç çevre düşmanının kaçak döküm sahasına dönüştürülmesi kabul edilemez.
Doğa Felaketi Sessizce Büyüyor
Bir zamanlar meşe ve çam ağaçlarının kök saldığı, kuşların yuva yaptığı, yaban hayatının nefes aldığı ormanlar bugün kamyonlar dolusu yıkıntı, moloz ve asfalt artıklarıyla dolduruluyor.
Şehirlerin yükü, doğanın sırtına bırakılıyor…..
Çekmeköy hayvan barınağının yanındaki Ömerli göleti, yıllardır bölgenin doğal dengesinin bir parçasıdır. Bu eşsiz ekosistem yalnızca ağaçlardan ibaret değildir. Bu topraklar; Kuşlara, tüm canlılara yaşam alanı sunan; yeraltı su kaynaklarını besleyen, yağmuru süzen bir doğa varlığıdır. Ancak Doğal bir yaşam döngüsünün parçasına dökülen hafriyatlar ve asfalt kalıntıları toprağın yapısını bozuyor, su kaynaklarını tehdit ediyor ve yıllar boyunca oluşmuş doğal dengeyi tahrip ediyor.
Bu vicdansızca yapılan dökümler sadece ağaçları katletmekle kalmıyor; barınakta yaşam mücadelesi veren, sığınacak başka hiçbir yeri olmayan yüzlerce can dostumuzun sağlığını ve can güvenliğini doğrudan tehlikeye atıyor. Çevreye yayılan toz ve kimyasal atıklar hem barınaktaki hayvanların hem de görevli personelin solunum yollarını ve yaşam alanlarını zehirlemektedir.
Ormanlarımıza dökülen bu atıklar, hepimizin ortak geleceğine ve sağlığına vurulmuş ağır bir darbedir.
Bu alanın Ümraniye belediyesi ve Orman Bakanlığının yaptığı gayri meşru protokolla, moloz, çöp ve hafriyat atıklarıyla doldurulmak istenmesi kabul edilemez bir çevre tahribatıdır.
Burada İBB'nin hafriyat sahası yerine atılmamasından sağlanan 700 milyon TL gibi oldukça yüksek bir rant söz konusudur. Hiçbir rant hesabı, doğanın geri döndürülemez biçimde yok edilmesini haklı gösteremez. Bir göletin yok edilmesi yalnızca suyun ortadan kaldırılması değildir; bir ekosistemin, canlı yaşamının ve kamusal bir değerin yok edilmesidir….
Bir ağacın büyümesi onlarca yıl sürer.
Bir ormanın oluşması yüzlerce yıl alır.
Ama onu yok etmek için birkaç kamyon atığı yeterlidir.
Doğa kendisi için konuşamaz.
Ormanlar mahkemeye gidemez.
Baraj havzaları itiraz dilekçesi yazamaz.
Onların sesi olmak zorundayız…
Ve bu nedenle Bizler buradan yetkililere sesleniyoruz:
Gölete dökülen ve dökülmesi planlanan tüm moloz atıkları derhal durdurulmalıdır.
Alanın ekolojik yapısı bilim insanları tarafından incelenmeli ve koruma altına alınmalıdır.
Çevreyi tahrip eden uygulamalar hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler başlatılmalıdır.
Halkın görüşü alınmadan, doğayı yok edecek hiçbir projeye izin verilmemelidir.
Doğa yalnızca bugünün değil, yarının da ortak mirasıdır. Göletler, dereler, ormanlar ve yeşil alanlar sermayenin değil, toplumun ortak değerleridir.
Bizler bu göletin yok edilmesine sessiz kalmayacağız. Yaşam alanlarımızı, suyumuzu ve doğamızı sonuna kadar savunacağız.
Tüm yurttaşları, çevre örgütlerini ve duyarlı kurumları bu mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz.
Gölet yaşamdır, yaşam satılık değildir!
Doğayı değil, rantı durdurun!
Göletimize, suyumuza, geleceğimize sahip çıkıyoruz!
Teşekkür ederiz.
ÇEKMEKÖY HALKI






Benzer Haberler
Çekmeköy Çöp olmasın: Çevreciler gölet için bır araya geldi..
Çekmeköy'de feci kaza: Biri bebek 3 kişi hayatını kaybetti
Dev kuruyemiş zincirinin ürününden kanserojen madde çıktı
Çekmeköy çöp olmasın!
Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı
Ağva Plajı Tehlikede: DSİ’nin Mahmuz Projesine Tepki Büyüyor
- Kurban keserken hastanelik oldular: aacil servisler doldu taştı
Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Kurultay açıklaması kafaları karıştırdı: Gitmeyecek mi?